📚 Sonsuza dek yaşayacak gibi yaşıyorsunuz, zayıflığınız aklınıza hiç gelmiyor, şimdiden ne çok zamanın geçip gittiğini göz önünde bulundurmuyorsunuz; bir şeye veya birine adadığınız bir gün son gününüz olabilecekken yaşamınızı, tükenmez dolu bir kaynaktan geliyormuşmuş gibi harcıyorsunuz. Ölümlü olan her şeyden korkuyor, ölümsüz olan her şeyi arzuluyorsunuz.
.
📚 Geçmiş, şimdi ve gelecek. Şimdi kısa, gelecek şüpheli ve geçmiş ise kesindir.
.
📚 Yaşamını masa ya da top oyunuyla, güneş altında bedenini bronzlaştırma kaygısıyla tüketen insanları tek tek sayıp dökmek uzun sürer. Hazları uğraşa dönüşmüş insanların boş vakti yoktur.
.
📚 Dolayısıyla birisinin beyaz saçlarına ve kırışıklarına bakıp uzun yaşadığını düşünmenin alemi yok, o uzun yaşamadı, sadece uzun süre var oldu.
.
📚 "Yaşam kısa, sanat uzun."
Hippocrates
.
📚 Kusurlarla ama özellikle kendi kusurlarımla mücadele ediyorum. Becerebildiğimde, gerektiği gibi yaşayacağım.
.
📚 Seni uyuşuk ve işe yaramaz bir dinginliğe çağırmıyorum, canlı yaradılışını tümden uykuya ve kalabalık avamın sevdiği şeylere gömme.
25 Mayıs 2020 Pazartesi
24 Mayıs 2020 Pazar
Mürebbiye-Leporella Kitap Yorumu
#Okudumbitti l Kitap Yorumu
🍬Mürebbiye ve Leporella isimli 2 ayrı kitabın tek kitapta toplanmış hâli idi bu kitap.
🍬Mürebbiye kitabının konusu: 2 kızın bakıcılığı ve eğitimini vermek üzere işe alınan kızımız 2 kızın kuzeniyle bir gönül ilişkisine tutulur ve ondan hamile kalır. Son dönemdeki durağanlığı ve ilgisizliği kızların da dikkatini çeker ve çok sevdikleri mürebbiyelerinin derdini öğrenmek isterler. Öğrenirler fakat olanlara anlam veremezler. Yaşları bir kadının nasıl çocuk sahibi olduğunu ve kuzenlerinin bundan nasıl haberi olmadığını kavramaya uygun değildir. Sonrasında olanlar kızları çok etkiler. 🍬Leporella kitabı ise tam bir adanmışlık hikayesiydi ama Lyon'da Düğün kitabındaki hikayelerinden birini anımsattı. Ana karakterimiz Crescenz'in çirkin bir kadın olduğu üzerinde çokça duruluyor, ayrıca anlama yeteneğinin kısıtlı olduğu söyleniyor. Son çalışmaya gittiği yerde evin evli olan beyine aşık olup arzularının onu çok kötü sonuçlara sürüklemesi söz konusuydu. Barona aşık olduktan sonra hanımına çok nahoş davranmaya başladı. Hanımefendinin 2 aylığına hastaneye yatırılması da bir fırsat olmuş ve beyefendi eve her gün farklı bir hanımla gelmeye başlamıştı, bu hanımlardan biri bir gün ona Leporella lakabını takmış bu da onun çok hoşuna gitmişti. Başka kadınları kıskansa da beyefendinin hoşnutluğu bir zaman sonra mutlu etmeye başladı onu. 2 ay geçip de hanımefendi eve gelince kötü bir sona adım adım yaklaşılmış oldu.
🍬Mürebbiye'yi daha çok sevsem de Leporella da etkileyici bir öyküydü.
📚5/4
22 Mayıs 2020 Cuma
Toplu Kitap Önerileri 1
🌹#KitapÖnerileri
📚Merhaba sevgili arkadaşlarım. Burda sadece 12 kitap görüyorsunuz fakat şu an elimde olmayan ama beni çok etkileyen birkaç kitapla daha sayıyı artıracağım.
📚İlki asla önermekten bıkmayacağım Albert Camus'un Yabancı kitabı.
📚 Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı çok çok duygulu bir eser olsa da Bin Muhteşem Güneş beni daha çok etkilemiştir.
📚 Reşat Nuri'nin Acımak kitabı yüreğimin tellerine dokunmayı başarmıştır.
📚 Nietzsche Ağladığında iki kez okuyup farklı anlamlar çıkarmış olduğum bir kitaptır.
📚 Seray Şahiner'in Antabus'u her kadının okuması gereken bir kitap olsa da erkekler de mutlaka ki okunmalıdır.
📚 Zweig'in çok eserini okudum ama Amok Koşucusu bir başka vurmuştu beni, Korku da öyleydi mesela.
📚 Gelelim Marquez'e. Yüzyıllık Yalnızlık kitabını çok severim ama isim kargaşası nedeniyle okunması ve anlaması zor olduğundan onun yerine Kırmızı Pazartesi'yi önermek istedim. Zira tam bir toplum eleştirisi niteliğindedir. Yine tabi diğer önemli eserlerinden Benim Hüzünlü Orospularım da mutlaka okunmalıdır.
📚 Goethe'nin Genç Werther'in Acıları kitabı derin ve sarsıcı aşk hikayesiyle okunması gereken eserlerden biridir.
📚 Kafka'dan 3 kitap okudum ama Babaya Mektup kitabı benim için zirveydi çünkü yazmış olduğu eserleri nasıl bir ortamda yazdığı, buhranları, düşünceleri yer alıyordu bu kitapta. Dönüşüm'ü de okumak lazım elbette.
📚 Steinbeck her zaman hayatıyla ilgimi cezbetmiş bir yazardır. Önce İnci kitabını okumuştum onda da çok etkilenmiştim fakat Fareler ve İnsanlar beni hüzne gark etmiş çok dramatik bir kitaptı. Tavsiyemdir o sebeple.
📚 Jack London'un Vahşetin Çağrısı kitabını yakın zamanda okudum ve içindeki gücü keşfetme kitabıydı benim için.
📚 Attila İlhan'ı şiirleriyle biliriz ama ben Fena Halde Leman romanını önermek istiyorum sizlere. Yalnız okunması zordur fakat edebi değeri yüksek olması sebebiyle mutlaka bakılmalı.
📚 Livaneli çok sevdiğim yazarlardandır. Favorim Serenad fakat elimde yok ama Konstantiniyye Oteli de kesinlikle çok zekice ve güzel işlenmiş bir kitap. Mutlaka okunmalı.
📚Merhaba sevgili arkadaşlarım. Burda sadece 12 kitap görüyorsunuz fakat şu an elimde olmayan ama beni çok etkileyen birkaç kitapla daha sayıyı artıracağım.
📚İlki asla önermekten bıkmayacağım Albert Camus'un Yabancı kitabı.
📚 Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı çok çok duygulu bir eser olsa da Bin Muhteşem Güneş beni daha çok etkilemiştir.
📚 Reşat Nuri'nin Acımak kitabı yüreğimin tellerine dokunmayı başarmıştır.
📚 Nietzsche Ağladığında iki kez okuyup farklı anlamlar çıkarmış olduğum bir kitaptır.
📚 Seray Şahiner'in Antabus'u her kadının okuması gereken bir kitap olsa da erkekler de mutlaka ki okunmalıdır.
📚 Zweig'in çok eserini okudum ama Amok Koşucusu bir başka vurmuştu beni, Korku da öyleydi mesela.
📚 Gelelim Marquez'e. Yüzyıllık Yalnızlık kitabını çok severim ama isim kargaşası nedeniyle okunması ve anlaması zor olduğundan onun yerine Kırmızı Pazartesi'yi önermek istedim. Zira tam bir toplum eleştirisi niteliğindedir. Yine tabi diğer önemli eserlerinden Benim Hüzünlü Orospularım da mutlaka okunmalıdır.
📚 Goethe'nin Genç Werther'in Acıları kitabı derin ve sarsıcı aşk hikayesiyle okunması gereken eserlerden biridir.
📚 Kafka'dan 3 kitap okudum ama Babaya Mektup kitabı benim için zirveydi çünkü yazmış olduğu eserleri nasıl bir ortamda yazdığı, buhranları, düşünceleri yer alıyordu bu kitapta. Dönüşüm'ü de okumak lazım elbette.
📚 Steinbeck her zaman hayatıyla ilgimi cezbetmiş bir yazardır. Önce İnci kitabını okumuştum onda da çok etkilenmiştim fakat Fareler ve İnsanlar beni hüzne gark etmiş çok dramatik bir kitaptı. Tavsiyemdir o sebeple.
📚 Jack London'un Vahşetin Çağrısı kitabını yakın zamanda okudum ve içindeki gücü keşfetme kitabıydı benim için.
📚 Attila İlhan'ı şiirleriyle biliriz ama ben Fena Halde Leman romanını önermek istiyorum sizlere. Yalnız okunması zordur fakat edebi değeri yüksek olması sebebiyle mutlaka bakılmalı.
📚 Livaneli çok sevdiğim yazarlardandır. Favorim Serenad fakat elimde yok ama Konstantiniyye Oteli de kesinlikle çok zekice ve güzel işlenmiş bir kitap. Mutlaka okunmalı.
9 Mayıs 2020 Cumartesi
Mücahid Karaçınar Sayfasındaki Röportajım
Mücahid Karaçınar ile yaptığımız söyleşiye bu link 'ten ulaşabilirsiniz. Okumak için link yazısına tık tık. 😇
Charles Baudelaire-Baudelaire'in Poe'su Kitap Yorumu
#Okudumbitti | Kitap Yorumu
💙Edgar Allan Poe'nun ölüm sebebi hâlâ belli olmasa da 40 yaşında bir hendekte üstü başı yırtık olarak bulunuyor ve bir gece bilinci kapalı olarak kaldıktan sonra hayata gözlerini yumuyor.
💙40 yaşında öldüğünde Baudelaire 28 yaşındaydı ve Poe'nun eserleri çoktan onun başını döndürmüştü. Onun çok iyi bir şair ve yazar olduğunu düşünüyor ve ona kendini borçlu hissediyordu. Bu yüzden Kötülük Çiçekleri dışında en önemli yazınları Poe üzerineydi. Bu eser de bu incelemelerin sadece kısa bir kesiti. Yine de Poe hakkında bilmediğimiz detayları öğreniyoruz.
💙Poe Kuzgun, Annabel Lee gibi çok bilinen eserlerin sahibi, melankolik ve kederli bir şair, olağanüstü ve olağandışı bir üslubu ve yazım gücü var, onu daha iyi anlamak için eserlerini okumaya başlamadan önce bu biyografisini okumak istedim. Bu şekilde düşünen arkadaşlarım varsa onlara da öneriyorum.
Tavsiye olunur.
📚5/4
💙Edgar Allan Poe'nun ölüm sebebi hâlâ belli olmasa da 40 yaşında bir hendekte üstü başı yırtık olarak bulunuyor ve bir gece bilinci kapalı olarak kaldıktan sonra hayata gözlerini yumuyor.
💙40 yaşında öldüğünde Baudelaire 28 yaşındaydı ve Poe'nun eserleri çoktan onun başını döndürmüştü. Onun çok iyi bir şair ve yazar olduğunu düşünüyor ve ona kendini borçlu hissediyordu. Bu yüzden Kötülük Çiçekleri dışında en önemli yazınları Poe üzerineydi. Bu eser de bu incelemelerin sadece kısa bir kesiti. Yine de Poe hakkında bilmediğimiz detayları öğreniyoruz.
💙Poe Kuzgun, Annabel Lee gibi çok bilinen eserlerin sahibi, melankolik ve kederli bir şair, olağanüstü ve olağandışı bir üslubu ve yazım gücü var, onu daha iyi anlamak için eserlerini okumaya başlamadan önce bu biyografisini okumak istedim. Bu şekilde düşünen arkadaşlarım varsa onlara da öneriyorum.
Tavsiye olunur.
📚5/4
1 Mayıs 2020 Cuma
Goethe-Elli Yaşında Bir Erkek kitap yorumu
#Okudumbitti | Kitap Yorumu
🔴Oldukça ilginç bir kitap okudum. Goethe öncelikle kendi toplumuna sonra da tüm dünyaya mal olmuş bir yazar ama bu kitabı bana ahlaki açıdan biraz garip geldi.
🔴Kısaca konudan bahsetmek gerekirse. 50 yaşında evlatları olan Binbaşı kız kardeşinin çiftliğine son ziyaretinde yeğeni Hilarie'nin kendine aşık olduğunu öğrenir. Aslında genç kızı oğluyla evlendirmek istese de genç bir kadın tarafından beğenilmek hoşuna gider ve genç kız ile evlenmek ister. Bu arada da oğlunu ziyaret edip durumu haber vermek ister. Oğlu da buna çok sevindiğini zira çok çekici dul bir hanımla görüştüğünü hatta bu hanımı babasıyla tanıştırmak istediğini söyler. Beraber hanımefendinin evine giderler. Kadın oğlundan ziyade babasıyla ilgilenir bu da Binbaşı'nın hoşuna gider bu sefer de bu çekici kadına ilgi duymaya başlar. Oğlu Flovy de Hilarie ile vakit geçirmeye başlamış ve sonunda ona aşık olmuştur. Hatta evlenmeye karar verirler. Binbaşı yeğenin ilgisini kaybetmekten hoşnutsuz olsa da en doğrusunu bu olduğunu düşünmektedir.
📚5/2.5
🔴Oldukça ilginç bir kitap okudum. Goethe öncelikle kendi toplumuna sonra da tüm dünyaya mal olmuş bir yazar ama bu kitabı bana ahlaki açıdan biraz garip geldi.
🔴Kısaca konudan bahsetmek gerekirse. 50 yaşında evlatları olan Binbaşı kız kardeşinin çiftliğine son ziyaretinde yeğeni Hilarie'nin kendine aşık olduğunu öğrenir. Aslında genç kızı oğluyla evlendirmek istese de genç bir kadın tarafından beğenilmek hoşuna gider ve genç kız ile evlenmek ister. Bu arada da oğlunu ziyaret edip durumu haber vermek ister. Oğlu da buna çok sevindiğini zira çok çekici dul bir hanımla görüştüğünü hatta bu hanımı babasıyla tanıştırmak istediğini söyler. Beraber hanımefendinin evine giderler. Kadın oğlundan ziyade babasıyla ilgilenir bu da Binbaşı'nın hoşuna gider bu sefer de bu çekici kadına ilgi duymaya başlar. Oğlu Flovy de Hilarie ile vakit geçirmeye başlamış ve sonunda ona aşık olmuştur. Hatta evlenmeye karar verirler. Binbaşı yeğenin ilgisini kaybetmekten hoşnutsuz olsa da en doğrusunu bu olduğunu düşünmektedir.
📚5/2.5
Nisan Ayında Okunanlar
⚫️❤Mart ayını 6 kitapla bitirip nisan ayı için kendime en az 8 kitap hedefi koymuştum ama bu ayı tam 13 kitapla sonlandırdım. Tüm kitapların yorumu profilde mevcut. Eğer merak ederseniz bakabilirsiniz. Dolu dolu, verimli bir ay oldu benim için. Hepsini de çok severek okudum. Bakalım mayıs ayı nasıl olacak?
1)Vezir-Aimee Carter
2)Şah-Aimee Carter
3)Oruç Aruoba-Uzak
4)Yekta Kopan-İki Şiir Arasında
5)Grigory Petrov-Beyaz Zambaklar Ülkesinde
6)Ayşegül Kocabıçak-Run Gülüzar Run
7)Jack London-Vahşetin Çağrısı
8)Sigmund Freud-Rüya Psikolojisi
9)Jules Verne-Zacharius Usta
10)Stefan Zweig-Ölümsüz Kardeşin Gözleri
11)Amin Maaoluf-Adriana Mater
12)Halil Cibran-Ermişin Bahçesi
13)Ferit Edgü-Do Sesi
29 Nisan 2020 Çarşamba
Amin Maaoluf-Adriana Mater Kitap Yorumu
Çok hoş bir libretto* okudum.
Daha önce Amin Maalouf okumamıştım aslında. Bu yazara bir tiyatro eseriyle başlamakta tereddüt etsem de iyi ki okudum dememe neden oldu.
🌼Kısaca anlatmak gerekirse: Adriana genç ve güzel bir kadındır, bir balo sırasında dans ettiği Tsargo ona aşık olmuştur ama Adriana onu istememektedir çünkü savaş zamanında tam bir serseriye dönmüş, sadece içerek gezmeye başlamıştır. Savaş başladığı günlerde zorla evine girmeyi başarmış ve Adriana'ya tecavüz etmiştir. Başına gelen bu talihsiz olaydan bir çocuğu olur. İsmini Yonas koyar. Aradan 17 yıl geçtikten sonra babasının kim olduğunu öğrenen Yonas onu öldürmek ister ama kör olduğunu görünce eli kolu bağlanır. Bu arada Adriana onun kanının kime çektiğini yıllardır düşünmektedir ve oğlunun kanını katil babasından mı yoksa kendinden mi aldığını işte bu vesileyle öğrenir.
🌼 Tavsiye olunur.
🌼*Libretto: bir operanın sözleri ve bu sözlerin bulunduğu kitap.
📚 5/5
Daha önce Amin Maalouf okumamıştım aslında. Bu yazara bir tiyatro eseriyle başlamakta tereddüt etsem de iyi ki okudum dememe neden oldu.
🌼Kısaca anlatmak gerekirse: Adriana genç ve güzel bir kadındır, bir balo sırasında dans ettiği Tsargo ona aşık olmuştur ama Adriana onu istememektedir çünkü savaş zamanında tam bir serseriye dönmüş, sadece içerek gezmeye başlamıştır. Savaş başladığı günlerde zorla evine girmeyi başarmış ve Adriana'ya tecavüz etmiştir. Başına gelen bu talihsiz olaydan bir çocuğu olur. İsmini Yonas koyar. Aradan 17 yıl geçtikten sonra babasının kim olduğunu öğrenen Yonas onu öldürmek ister ama kör olduğunu görünce eli kolu bağlanır. Bu arada Adriana onun kanının kime çektiğini yıllardır düşünmektedir ve oğlunun kanını katil babasından mı yoksa kendinden mi aldığını işte bu vesileyle öğrenir.
🌼 Tavsiye olunur.
🌼*Libretto: bir operanın sözleri ve bu sözlerin bulunduğu kitap.
📚 5/5
26 Nisan 2020 Pazar
Yekta Kopan-İki Şiir Arasında Kitap Yorumu
#Okudumbitti l Kitap yorumu
📃Yekta Kopan ne güzel öyküler bırakmış bu kitaba. Yine kısa kısa ama çok hoş kurgu hayat hikayelerine şahit oldum. Aslında günlük hayatta da başımıza gelen ama pek önemsemediğimiz ayrıntılara yer verilmişti.
📃Öykü kitapları hakkında çok fazla yazma gereği görmüyorum lakin bolca öykü okumak gerektiğine inanıyorum.
📃Az buçuk da olsa yazma yeteneğim olduğunu düşünüyorum ilkokul yıllarımdan bu yana. Zira bunda hocalarımın övgüleri ve verdikleri kompozisyon ödevlerini yapıp sınıfta okuduktan sonra ettikleri güzel cümleler ya da lisede bir edebiyat hocamızın kompozisyon sorusuna yazdığım cevabı çok beğenip sınav kağıdını saklayacağım demesi de etkili olmuş olabilir. Bu kitap bende tekrar yazmam gerektiği hissini uyandırdı. Kitaptan bahsetmem gerekirken bambaşka bir yere çektim sizleri kusura bakmayın.
📃Kitaba tekrar dönecek olursak, okunması gereken naif bir kitaptı. Tavsiye olunur.
📚5/4
📃Yekta Kopan ne güzel öyküler bırakmış bu kitaba. Yine kısa kısa ama çok hoş kurgu hayat hikayelerine şahit oldum. Aslında günlük hayatta da başımıza gelen ama pek önemsemediğimiz ayrıntılara yer verilmişti.
📃Öykü kitapları hakkında çok fazla yazma gereği görmüyorum lakin bolca öykü okumak gerektiğine inanıyorum.
📃Az buçuk da olsa yazma yeteneğim olduğunu düşünüyorum ilkokul yıllarımdan bu yana. Zira bunda hocalarımın övgüleri ve verdikleri kompozisyon ödevlerini yapıp sınıfta okuduktan sonra ettikleri güzel cümleler ya da lisede bir edebiyat hocamızın kompozisyon sorusuna yazdığım cevabı çok beğenip sınav kağıdını saklayacağım demesi de etkili olmuş olabilir. Bu kitap bende tekrar yazmam gerektiği hissini uyandırdı. Kitaptan bahsetmem gerekirken bambaşka bir yere çektim sizleri kusura bakmayın.
📃Kitaba tekrar dönecek olursak, okunması gereken naif bir kitaptı. Tavsiye olunur.
📚5/4
25 Nisan 2020 Cumartesi
Jack London-Vahşetin Çağrısı Kitap Yorumu
#Okudumbitti l Kitap yorumu
📚Buck güneyde her istediği yapılan asil bir köpektir. Bir gün sahiplerinden biri tarafından satılır ve Kanada'nın soğuk ve karlı günleriyle mücadelesi başlamış olur. Sopa ve dişin yasası tekrar tekrar sopa yiyip ehlileşmek zorunda kalmasıyla hükmünü sürmeye başlar üzerinde. Bu da tam bir kızak köpeği olmasını sağlar, diğer köpeklerle mücadele etmek zorunda kalır, atalarının ruhu ortaya çıkar ve avcılığı, vahşiliği, hayatta kalma azmi çıkar ortaya. 4 kez sahip değiştirir ve en son sahibini çok sever, sahibinin başına asla kötü biri şey gelmemesi için çaba sarf eder ama içindeki dürtü onu ormana, avlanmaya çekmektedir. Ormanda olduğu bir gün sahibinin kampına Kızılderililer saldırır ve kötü son böylece gerçekleşmiş olur. Tabi buna kayıtsız kalmayıp o Kızılderilileri öldürür. Tam bir kurt gibi davranmıştır.
📚 Çok anlamlı bir hikayeydi.
📚Buck güneyde her istediği yapılan asil bir köpektir. Bir gün sahiplerinden biri tarafından satılır ve Kanada'nın soğuk ve karlı günleriyle mücadelesi başlamış olur. Sopa ve dişin yasası tekrar tekrar sopa yiyip ehlileşmek zorunda kalmasıyla hükmünü sürmeye başlar üzerinde. Bu da tam bir kızak köpeği olmasını sağlar, diğer köpeklerle mücadele etmek zorunda kalır, atalarının ruhu ortaya çıkar ve avcılığı, vahşiliği, hayatta kalma azmi çıkar ortaya. 4 kez sahip değiştirir ve en son sahibini çok sever, sahibinin başına asla kötü biri şey gelmemesi için çaba sarf eder ama içindeki dürtü onu ormana, avlanmaya çekmektedir. Ormanda olduğu bir gün sahibinin kampına Kızılderililer saldırır ve kötü son böylece gerçekleşmiş olur. Tabi buna kayıtsız kalmayıp o Kızılderilileri öldürür. Tam bir kurt gibi davranmıştır.
📚 Çok anlamlı bir hikayeydi.
21 Nisan 2020 Salı
Kitaplar Üzerine Sohbet
Merhabalar. Belki bu yazıyı kimse okumayacak ama yine de selam vermeden olmaz. Uzun bir aradan sonra tekrar yazmam gerektiğinin farkına vardım. Şubat ayında yazmış olduğum "Tanışma" başlıklı yazımda çok daha fazla kitap okuyacağımı ocak ayının da bunun başlangıcı niteliğinde verimli bir ay olduğunu söylemiştim. Sonraki aylarda da hemen hemen aynı verim devam etti. Bu yılın 35. kitabını okuyorum bu sayede. Bookstagram hesabım var 4 senedir ama hiç ilgilenmiyordum. Bu sene üstüne düşerek geliştirmeye başladım. Hiç de fena gitmiyor ve daha fazla kitap okumama vesile oluyor. Artık bookstagram hesabımda paylaştığım yorumları burdan da yayınlamaya karar verdim. Geçtiğimiz aylardaki 35 kitabın yorumunu tek tek girmem zor olur o yüzden bundan sonra okuyacaklarımın yorumlarını girme kararı aldım.
Görüşmek üzere.
Esen kalın. ❤️ 📚
Görüşmek üzere.
Esen kalın. ❤️ 📚
6 Şubat 2020 Perşembe
Tanışma
İlk blog yazımla karşınızdayım. Yazmayı hep sevmiş biri olarak, okuduğum kitapları, gittiğim yerleri, izlediğim filmleri ve belki de zaman zaman hayatımdan kesitleri artık yazmaya karar verdim. Yazmanın serin sularına bırakıyorum kendimi anlayacağınız üzere. Daha ilk yazıda çok sıkıcı olmamak için çok uzun tutmayacağım ama kısaca kendimden bahsetmek gerekirse; ismim Gizem. Aslında Maliye okumuş ama bölümüyle ilgili hiçbir işi sevmediği için yapmamış biriyim. Ben de kendimi sevebileceğim ve belki de sonrasında işim olabilecek bir alana yani kitaplara her zamankinden daha fazla yönelttim. Özellikle 2020 Ocak benim için bol kitaplı bir ay oldu. Ankara'da yaşıyorum ve bu sene 25 yaşına girdim. Şimdilik kendimle ilgili bu kadar bilgi yeterli olur diye düşünüyorum. Bolca kitap konuşabildiğimiz, yeri gelip dertleştiğimiz bir blog olmasını umuyorum.
Esen kalın. Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle... 📚
Esen kalın. Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle... 📚
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

